Buruk bir tebessüm var artık dudaklarımda, gülümsemeyi unutmamak adına.
Paramparça olmuş olsada yüreğim, tedavi olmayı bekliyor umutla.
Direnmeye yorgun düşmüş olsada ruhum, kalkmayı biliyor usulca.
Ve sonra, aklımın sorguları başlıyor...
Kalbimle aklım arasında bir savaş çıkıyor bunun sonucunda.
Aklım suçluyor kalbimi, hor görüyor, aşağılıyor yüreğimi.
Değer vermek suç olmuş farkında olmadan, sevmelere ceza var...
Uzun bir savaş bu aklımla kalbim arasında ama galip geliyor kalbim.
Duygular, acılar varken sus sorgulama artık acı çektirme bu yüreğe sus! diyor.
Her savaş galibi gibi o da yorgun, her mağlubiyet alan taraf gibi de yıkık aklımın her bir köşesi...

Umut, savaş, cesaret, heyecan artık tüm bunlardan yoksun düşmüşüz, kazanan biz, kaybeden bizmişiz, biz severken galiba hiç düşünmemişiz. Her şey bitmiş ama biz hala kabullenememişiz, unutmuşuz gülmeyi de, ağlamayı da yine hep galip gelmiş kalbimiz, hiç vazgeçememişiz. Hikâyelerimiz çok farklı, gözlerimiz hiç benzemez birbirine ama, biz hep aynı “aşk”ın esiriymişiz.
YanıtlaSilÇok acı değil mi sence de bu yaşadıklarımız, adını bile koyamıyorken. Hiçbir şeyin bir önemi yok karşımızdaki için.Her şeyin farkındayız ama elimizden gelen hiçbir şey yok ama zamanla geçiyor sanırım, alışıyor gibiyim yokluğuna.
SilHayat ısrarla bu kadar hatırlatmasa belki daha sağlam alışabilirdim ama hiç de yardımcı olmuyor yani. Bilmiyorum hasret hasret diye diye geziyor o da ama gerçekten hissediyor mu hissediyorsa kime hissediyor diye düşünüyorum bazen, diyorum ki sonra zaten ne önemi var ki her şey bitti nasılsa. Olsa ne, olmasa ne. Her şey koca bir hiçten ibaret işte. Bir şekilde geçip gidecek, kanunu böyle..
SilÇok doğru söylüyorsun hepsi geçicek elbet.Bak en azından birbirimizi bulduk buna vesile oldu sonra içini dökebileceğin bir blog açmana vesile oldu belki daha nelere vesile olmuştur...
SilBana neler kattığını tartışamam bile, en çok da kendim olmayı ve kabullenmeyi öğretti bana, belki de şu an bir uçurumun kıyısından atlamıyorsam bu umudu o kattı bana. Evet, birbirimizi bulmak, damdan düşenin halinden anca damdan düşen anlar, şanslıyım sizin gibi değerli insanları, blogları tanıdığım için. Bu yüzden en çok da bu yüzden tüm yaptıkları için alışmalıyım onsuz yaşamaya..
Sil